17 Nisan 2020 Cuma



Çocuğunuzun hayal gücünü nasıl destekleyebilirsiniz?
‘Serbest oyun’a ve ‘açık uçlu’ aktivitelere zaman ayırın. Günümüzde, anne-babalar çocukları ile birlikte geçirdikleri vakitleri yapılandırma ve eğitim fırsatları olarak değerlendirme eğilimindeler. Öte yandan, eğitici ve yararlı olmakla birlikte bu eğitici aktiviteler çocukların yaratıcı düşüncelerini geliştiren aktiviteler değildir. Buna karşın, 2-3 yaştan itibaren serbest oyuna zaman ayırmak; hamur, boya kalemleri, küpler ve pek çok çeşitli materyaller ile çocuklarımızla önceden planlanmamış herhangi bir şey yaratmak; yani çocuklarımıza ‘açık uçlu’ aktiviteler sunmak yaratıcılığı besleyen bir oyun şeklidir.
Herhangi bir şey ‘oyuncak’ olabilir
Günümüzde oyuncak her kesimden insanın rahatça edinebileceği kadar ulaşılabilir ve çeşitlidir. Öyle ki, çoğu zaman anne-babalar evdeki oyuncak yığını ile ne yapacaklarını bilemezler. Oysa bir çocuğun sahip olduğu oyuncak sayısı, o çocuğun oyun oynama ve hayal gücü becerisi ile doğru orantılı değildir. Çünkü, aslında ille de çocuklar çevredeki herhangi bir şeyi oyuncak olarak kullanabilirler. Bu oyuncağın illa, renkli, parlak, sapasağlam, dahası oyunda hayal edilen eşyayı birebir karşılayan bir araç olmasına gerek yoktur. Bu nedenle, anne-babaların zaman zaman aslında oyuncak olmayan şeyleri de oyuna katmaları ve çocuklarını hayal etmeye teşvik etmeleri (“Ne dersin, bu tahta sopayı oyunumuzda nasıl kullanabiliriz?”), ayrıca farklı mekânlarda oynamak için çocuklarını desteklemeleri (“Haydi bugün kendimize çatıda bir oyun kuralım, ne dersin?”) hayal gücünü ateşleyebilecek etkiye sahiptir.
‘Sonuç odaklı’ değil, ‘süreç odaklı’ oyun oynayın
Elbette sağlıklı bir miktar rekabet duygusu başarıyı destekler. Fakat çocuklar yaşıtları ile birlikteyken, okul ya da başka ortamlarda yeterince rekabet duygusu, kazanma ve kaybetmeye yönelik deneyim edinirler. Bu nedenle, evde yaratıcılığa dayanan oyun ve aktivitelerinizin ‘başarı’ ve ‘sonuç’ odaklı olmamasına özen gösterin. Çocuğunuzla oynarken gerçekten keyifli vakit geçirdiğinizi belli etmek, bir aktivite sonunda yarattığınız ürün ile ilgili başarı odaklı yorumlar (“Aferin, başardın!”) yapmak ya da fazla eleştirel olmak yerine (“Senin kuşunun gagası yok mu? Hiç gagasız kuş olur mu?”), süreci ve çabasını öven yorumlar yapmak (“Ne güzel uğraşıyorsun civcivini bitirmek için!”), hayal ettiğini anlatması için ona fırsat vermek (“Ne güzel bir civciv bu, haydi anlat bana bu civciv nasıl bir civciv?”) çocuklara yaratıcı oyunlarda zevk alma ve performans kaygısı yaşamadan hayal etme cesareti verir.
ÇOCUĞUNUZA SÖZ HAKKI VE SEÇME FIRSATI VERİN
Problem çözme konusunda inisiyatif verilen çocuklar, problem çözme becerileri daha fazla gelişmiş olan çocuklardır. Günlük hayatta karşılaştıkları zorluklarda, çocuklarımız için refleks olarak çözüm üretmek yerine, önce çözümün kendilerinden çıkmasına teşvik etmek yaratıcı düşüncenin gelişimini destekler. Pürüzlü bir zemin üzerinde küplerden kule yapmaya çalışan ama sağlam bir kule yapamayan 3 yaşındaki çocuğunuza “Haydi küpleri masaya getir burada yap” demek yerine, “Kulen devrilip duruyor, devrilmemesi için ne yapmalısın? Ne dersin?” sorusunu yöneltmek sizin de o an aklınıza gelmeyen bir çözüm üretmesini sağlayabilir.
Zaman zaman  rutinin dışına çıkın
Çocuğunuz ve sizin için rutin ya da sıkıcı olabilecek aktivitelere biraz heyecan getirin. Çocuklarını okula arabayla bırakan anne-babalar için trafik son derece can sıkıcı bir durumdur. Oysa, birlikte geçirilen vakit sevilen şarkıları dinleyip söyleyerek ya da çeşitli hayal oyunları oynayarak (“Madem arabadayız, dedektifçilik oyunu oynamaya ne dersin?”) keyifli hale getirilebilir. Bu durum hem çocuğunuza hayal kurma fırsatı verecek, hem de sıkıcı durumlarda yaratıcı çözümler bulma konusunda ona örnek olmanızı sağlayacaktır. Ayrıca, günlük akış içinde rutinleriniz olsa da  bazen işlerin sırasının değişebileceğini ya da bir işi farklı yollardan yapmanın yolları olduğunu çocuğunuza gösterin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder